Bundan böyle artık bir de Okyanus Ötesi-Gündem var. Ne zamandır teknoloji dışında konularda da ahkam kesmek istiyordum ama bu blogdan farklı bir formatta olsun istiyordum. Bu konuya Okyanus Ötesi-Gündem ile çözüm buldum.
Sanırım artık devir teknoloji dışında konularda da izlenimleri paylaşma, fikir beyan etme devri. Bu yüzden Okyanus Ötesi-Gündem‘e beklerim. RSS beslemesi de burada.
Katılımlarınızı umuyor ve bekliyorum.
Uzunca sayılabilecek bir süredir Ubuntu Linux kullanıyorum. Herşey çok güzel, Ubuntu Gutsy sürümünün genelinde ekstra bir şey yapmadan en az Windows’taki kadar güzel yazı yüzü elde edebiliyorum.
Fakat bazen Firefox’ta açılan sayfalarda aynı güzellik oluşmuyor. Özellikle küçük yazılarda ortaya çıkan bir sorun bu. Dün bu konuyu biraz daha araştırırken sonunda aradığım çözümü buldum ve burada da paylaşayım istedim.
Çözüm Firefox’un user.js dosyasına bir kaç ekleme yapmaktan ibaret. Aşağıdaki satırları user.js dosyanıza ekleyin:
//Öncelikie truetype fontlarınızın bulunduğu klasörü belirtin.
user_pref(”font.directory.truetype.1″, “truetype-font-klasörü”);
user_pref(”font.directory.truetype.2″, “truetype-font-klasörü”);
// Freetype’ı etkinleştirin
user_pref(”font.FreeType2.enable”, true);
user_pref(”font.FreeType2.unhinted”, false);
Benim truetype yazı yüzü dosyalarım /usr/share/fonts ve /home/turker/.fonts klasörleri içindeydi. Freetype paketi zaten Ubuntu 7.10 ile birlikte geliyor ve Ubuntu’nun kendisi için kullanılıyor. Burada yapılan Firefox’a da bu paketi kullanmasını söylemek.
Bu değişiklikten sonra çok büyük bir fark oldu benim Firefox’da.
Ek olarak Firefox Gutsy fontları ile ilgili forum yazısı burada. Eğer Ubuntu Feisty kullanıyorsanız burada nasıl Freetype paketini yükleyip font görünümünü geliştirebileceğiniz anlatılmış.
Murat Buyurgan “İnternet’i Ne Zaman Anlarız” diye sorduğu güzel bir yazı yazmış. Ben de bilemiyorum yazıda bahsedildiği şekilde ne zaman anlarız. Tek söyleyebileceğim bu tip şeyler zamanla gelişiyor ve yerleşiyor toplumlarda.
Eninde sonunda mutlaka ama mutlaka interneti anlayacağız. Anlamamamızın imkanı yok, anlamamamız mümkün değil. Zaten hemen hemen tüm toplumlar herşeyi zamanla anlıyor. Eninde sonunda bizde de interneti anlamama noktasında doyuma ulaşılacak ve anlamaktan başka çare kalmayacaktır.
Fakat sorun şu ki, bazı şeyleri diğer toplumlardan ya da en az diğer toplumlar kadar erken anlamak çok şeyi değiştirebilir.
Aman neler diyorum. Bizim vaktimiz yok böyle şeyleri düşünüp tartışmaya. Ülkenin önünde ve gündeminde türban sorunu ve tanımı seneler öncesinden yapılmış ve ülkenin üstüne kurulduğu bazı kavramların tekrardan tartışılması gibi çok önemli başka sorunlar var.