HÜKÜMETİMİZİN başındakiler, sık sık neden üniversitelerimiz yayın üretemiyor veya ilk 500’e giremiyor gibi serzenişlerde bulunuyorlar. Ancak üniversitelerin altı oyuluyor. Ben 3.5 yıldır Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Yardımcı Doçent olarak çalışıyorum. Bu süre içinde 25 tane SCI uluslararası indeks yayın yaptım ve ikinci bir uzmanlık aldım. Tüm Türk üniversiteleri içinde bu sürede en fazla yayın yapanlar arasındayım. Yaptığım iç hastalıkları uzmanlığı üzerine ikinci bir uzmanlık olarak romatoloji yaptım. Ancak, Sağlık Bakanlığı beni üniversitemden alıp devlet hastanesine doktor olarak atıyor. Ne yayınlarımın, ne ayrıldığım takdirde eğitim alamayacak olan tıp fakültesi öğrencilerinin hiçbir önemi yok. Beni, üniversiteleri cezalandırma uğruna üniversitemden koparıyorlar. Sağlık Bakanlığı’ndaki yetkililerle görüşmeye çalıştım. Hepsi bana hak veriyor, ama ne yapalım bakan böyle direktif verdi diyorlar.
Ben devlet hastanesi ya da özel hastanede çalışarak şimdi kazandığımın 4-5 katı kazanmak değil, bilim üretmek istiyorum. İki uzmanlık yapmış ve kısa sürede çok sayıda yayına imza atmış biri olarak ödüllendirilmek yerine cezalandırılıyorum. Bu olay benim şahsımdan ziyade mevcut olduğum üniversiteye gözdağı verme niteliğindedir. Aynı durumda olan bazı kişiler başka üniversitelere atamasını yaptırdı. Devletin kurumlarında iş görebilmek için ya ’tarikat mensubu’ ya da ’Doğu kökenli’ olmak mı lazım? Benim bu devlete güvenim sarsıldı. Sadece işini iyi yapan ve akademisyenliğinin elinden alınmasına karşı çıkan bana sesimi duyurmam ve bu yanlışın düzeltilmesi konusunda yardımcı olunuz. Aklı başında ve sorunun çözümünde bana yardımcı olacak bir muhatap bulamıyorum.


