2008 Amerikan Başkanlık Seçimleri
Bugun 4 Kasım 2008, yani Amerika’da yeni bir dönemin başlayıp başlamayacağının belirleneceği önemli bir gün. Uzun zamandır burada seçimleri elimden geldiğince takip etmeye çalıştım, bizim ana akım basını olaya ilgi duymaya başlamadan detaylı açıklayıcı yazılar yazmak istedim fakat gelin görün ki yoğun bir dönemeçten geçtiğimden bu mümkün olmadı. Fakat tarihi bir seçim olma ihtimali olan bu seçim ile de ilgili bir yazı yazmadan olmaz dedim.
Tarihi bir seçim diyorum çünkü biliyorsunuz bir siyah adayın bu kadar epik ve başarılı bir kampanya ile halkın büyük kesiminin desteğini almış olduğu bir kampanya oldu bu. Alışılagelmiş yollar dışında kampanyasını başarıyla finanse eden bir başkan adayının olduğu renkli ve hareketli bir seçim dönemi yaşandı. Hatta ve hatta şaka gibi bir başkan yardımcısı adayının topluma sunuldugu, beklenti düşürme taktikleri ile düzgün cümle kurabilmenin bile bir başarı olarak gösterildiği bir seçim kampanyası da gördük.
Barack Obama bir başkan adayından öte sanki bir rock yıldızı havasında bir seçim kampanyası yürüttü. Obama son anketlere göre de önde gidiyor fakat bana bu tip bilgiler güvenilir gelmiyor. Demokratlarda genel bir seçim kazanıldı havası hakim ki bu çok tehlikeli. Önceki seçimlerde gördük ki Bush’un yerlerde sürünen genel güven notu tarihin en çok katılımlı seçiminin rekor oyla Bush lehine sonuçlanmasını önlemedi (bizim rekor yüzdeli son genel seçim de bu 2004 Amerika seçimine çok benzer gelmiştir bana).
Seçim kampanyaları boyunca Obama hep umut ve değişiklik temasını kullandı. Bu tema Bush politikalarından sıkılan, Amerika’nın dünyada ki prestijinden utanan pek çok Amerikan vatandaşı için önemli bir destek noktası oluşturdu. Obama dünya olaylarına pozitif bir tutumla yaklaşıp, iletişimin öneminden sıkça bahsederek Amerika’nın dünyadaki imajının düzeltilmesi gerektiğini savundu. Bununla birlikte McCain kanadının Bush yönetiminden farklı bir şey getirmeyeceginin üzerinde durdu.
Obama’nın seçim kampanyasının bir başka özelliği de internet ve sosyal ağları çok yoğun bir şekilde kullanmış olması. Hatta Obama kampanyası bununla da kalmayıp internet üzerinden oynanan oyunlara bile reklamlar verdi. Daha ön seçimler zamanında bu internet ve sosyal medya kampanyaları üzerine Seçim 2.0 başlıklı yazımda değinmiştim.
McCain kanadı ise sürekli olarak Obama’nın tecrübesiz olduğunu iddaa ederek McCaiın’in yaş ve tecrübesi ile savaş kahramanlığını ve savaşçı ruhunu ön plana çıkardı. Gerçekten de dış politika konularında şu anki menüden farklı, üzerinde düşünülmüş kafa patlatılmış bir politika yürütüleceğinin izlenimi vermedi bana pek. Hatta tartışmalarda McCain genelde tekrarlar ile aynı hedeflere atışlar yaparken Obama daha sakin, mantıklı ve aydın bir görüntü çizdi.
McCain kanadının en büyük fiyaskosu ise bence Sarah Palin’i başkan yardımcısı göstermek oldu. Hillary Clinton’ın Obama’ya kaybetmesi ile doğabilecek kadın başkan adayı yanlıları ile siyah bir adaya demokrat bile olsa oy vermeyeceğini söyleyen demokratların oylarını çalmak amacıyla olsa gerek böylesi bir riske girdiler. Sarah Palin genelde mizah programlarına malzeme olurken, McCain kanadı konuşma metni olmadan konuşmasını önlemeye çalışıp, önceden hazırlanılmamış sorulara ayaküstü cevaplar vermesini önlemeye çalıştı. Her ne kadar bana kabul edilemez gelse de inanın arkasından gidebilecek, kendisini destekleyebilecek pek çok insan var.
Ben burada politik anlamda şunu gördüm: Bizim Amerikan seçimlerini yakından takip etmemizin ana sebebi dünyanın süper gücü olması dolayısıyla yürüteceği politikaların dünya devletleri için önemli olması. Fakat gelin görün ki burada kazananı belirleyen ana husus pek de dış politika olmuyor. Vergi, ülke içi sistem politikaları (sağlık, eğitim, sosyal güvenlik, vs.) tabii ki seçmen için önemli faktörler fakat öylesi ahlaki (!) faktörler etkiliyor ki seçim sonuçlarını anlamak çok güç. Bunların başında kürtaj ve eşcinsel evliliği geliyor.
Kürtaj ve eşcinsel evliliğine bakış Bush’un bir önceki rekor katılımlı seçimi kazanmasında büyük rol oynadı. Biz genelde Amerika’nın kenar kesimlerini ve büyük eyaletlerini takip etsek de daha az eğitimli kırsal kesim klise desteği ile sandığa gittiğinde dış politikanın, süper güçlüğün pek bir önemi kalmıyor. Buyrun 2004 seçim sonuçlarının haritasını inceleyin:
Aynı sitede 2004 ile ilgili daha bir çok harita ve 2008 seçimleri ile ilgili tahmini haritalar da var.
Bakalım 2008 yılında bizi nasıl bir harita bekliyor olacak ve bakalım Obama tarihi bir şekilde Amerika’nın başına geçebilecek mi yoksa kötü bir sürpriz mi olacak. Hep birlikte göreceğiz.


Çok güzel bir özet olmuş, teşekkürler. Merakla bekliyoruz bu akşamı.