Dün öğrendim, YouTube’a erişim yeniden engellenmiş. Anlaşılan bunun tekrar bölümleri çok olacak. Fazla söze gerek yok, yorumumu zamanında yapmıştım.
Yine herkes bundan bahsediyor bloglarda. Bir taraflarımızı yırtıyoruz fakat iş işten geçti aslında. 5651 Sayılı Internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun tasarısı bakınız şurada va şurada Av. İlker Atamen tarafından gayet net bir sekilde açıklanmış. Mücadele yetkili muhalifler tarafından çok önce yapılmalıydı zaten. Bu sadece yasanın uygulanması, şaşacak bir şey yok.
Benim şimdi bir ricam olacak sizlerden. Şöyle bir vatandaş gazeteciliği yapın ve sokaktaki vatandaşın nabzını tutun. Olayı anlatın ve fikirlerini sorun ve bunu yaparken cep telefonunuzla ya da bir kamerayla videolar kaydedin. Yayınlayamazsanız yorumlardan haber verin ben yayınlayayım.
Bunun dışında eğer konuyla ilgili avukatlar tanıyorsanız aynı şekilde onların da görüşlerini alın ve videolarını yayınlayalım. Ne kadar çok kişi, ülkenin dört bir yanında ne kadar çok kişinin fikrini alırsa o kadar etkili bir tepki ortaya konulabilir.
Belki böyle bir tepki yasal yollardan bu konu ile mücadele etme şansı olan daha fazla kimsenin dikkatini çeker, eninde sonunda aşılması gereken bu problemin aşılması yolunda daha hızlı adım atılmış olur.

[…] Okyanus Ã
Uygulamada bir yanlışlık yok.
Ortada bir yasa var.
Yasada uygulanıyor.
Asıl sorun bu yasa nasıl çıktı?
Kapsamı belirlenirken internet ve bişim konusunun uzmanlarına soruldu mu?
Ülkemizde o kadar fazla suni gündem varki, bu konuya sıra gelmez.
Testi kırılmadan önce harekete geçmek gerekirdi.
Geçemedik…
Ben şirket avukatımızla konuşmamızı özetleyeyim…
Bu yasanın uygulanmasında resmen yargısız infaz var. Bir paylaşım sitesini erişime kapatmak demek o siteyi yargılayıp cezalandırmak demek. Halbuki yargılanmadan erişime kapatılıyor siteler.
Hakim ya da savcı böyle bir şikayet durumunda siteyi kapatma kararı alabilir yasaya göre ama hangi durumlarda alması gerektiği tam belirli değil anladığım kadarıyla.
Burada bizim avukatlarımızın söylediği şu…
Türkiye’de genç savcı ve hakimler perifere gönderilir, tecrübe kazandıktan sonra büyük şehirlere atanır. Atandıkları zaman da yaş olarak epey olgun olurlar. Zaten Türkiye’de internet’i kullanan kesim oldukça genç ve eskiler de internete çok fazla aşina olamıyorlar genelde.
Öyle olunca da ilgili kişi (savcı ya da hakim) kapatma kararı verirken olayı değerlendirecek kadar internet konusunda bilgi sahibi olmayabiliyor. Böyle durumlarda avukatlarımız derdimizi anlatmakta epey zorlanıyoruz ama genelde sonuç alıyoruz şeklinde bir görüş bildirdiler.
Sorun bence yasanın ötesinde hantal bir yargı sistemine sahip olmamız. Hantal derken kast ettiğim davaların süreleriyle ilgili. İnternet ise hayatın diğer alanlarına göre aşırı hızlı hareket eden bir olgu. Bu ikisi yanyana geldiğinde olmuyor demek ki…
Ne yazık ki beklemekten başka çare yok, hakim ve savcılarımız paylaşım sitelerinin doğasını öğrenene kadar aç-kapa olacak siteler.
Ozan Bey, bu bilgi icin tesekkurler. Hantallik da bir etken aslinda. Ayrica en son duyduguma gore, OpenDNS gibi yontemleri yayinlayip yasanin delinmesine sebep olmak da suc sayiliyormus. Dediginiz gibi bekleyecegiz.
Sevgili Türker,
Olay ve uygulaması üzerine söylenecek çok fazla şey yok. Yazında olabildiğine fazla kişinin fikrini alalım demişsin, çok güzel bir öneri, böylece farkındalık yaratmak gibi önemli bir şeyi yapmış olabiliriz.
Bu arada düşünmeden de edemiyorum, sordukça engellemeye destek veren daha fazla kişiyle karşılaşacağımız kesin. Benim bile konuyla ilgili 2 yazımın altına; “YouTube Yine Engellendi, Ama “İnternet’i Nasıl Kullanacağımı Ben Bilirim” Diyorsanız Buyrun Çözüm Ellerinizde” ve “YouTube yasağı her şeyden önce teknolojiyi hala anlayamadığımızın kanıtı. Peki anlamayanları o mevkilerde biz tutmuyor muyuz!” gelen yorumlar hassasiyetleri gösteriyor. Belki de daha çok kişiye sordukça yasanın az bile olduğunu, kraldan çok kralcı olanların sansüre de destek vereceklerini görebiliriz! Çünkü insanlarımızı eğitmiyoruz ki…