Tüketim Toplumunun iPhone Çılgınlığı

Bundan yaklaşık 6 ay kadar önce dünyanın bir ucunda sade giyimli, altında kot
pantalonu ile bir adam, ağzından tane tane, “dokunmatik geniş ekranlı bir iPod”,
“yenilikçi bir cep telefonu”, ve “yenilikçi bir İnternet iletişim aracı”
cümlecikleri ile insanları çığlığa boğuyordu. Cümlecikleri tekrarlıyor, insanlar
daha da bağırıyor, anlatıyor da anlatıyordu. $499 ya da $599 verecek bir de
üstüne sadece bir cep telefonu servis sağlayıcıdan 2 yıl kontrat yapacaksınız
diyordu ama insanlar çıldırmışlardı bir kere ya daha da çok bağırıyorlardı.
O
zaman düşünmüştüm de
başka bir elin ceplerinde gezmesi bile
heyecanlandırabiliyordu bazı insanları.

O gün konuşan kot pantolonlu adam bir sunum ve pazarlama ustası olarak bilinen
Steve Jobs’tu ve Apple şirketinin 6 ay sonra çıkaracağı telefondan, iPhone’dan
bahsediyordu. İşte o iPhone Haziran ayının son günlerine damgasını vurdu.
Amerika’da çıkacağı 29 Haziran Cuma gününden 24 saat öncesinden itibaren Apple
hayranları Apple mağazalarının önünde kuyruklar oluşturmaya başladılar.
İnternette neredeyse içinde iPhone kelimesi geçmeyen bir habere, bir blog
yazısına rastlamak imkansızdı. iPhone son zamanların üzerinde en çok konuşulan
ve yer yer abartılan elektronik cihazı olarak tarihe geçti. Aynı zamanda tüketim
toplumunun çılgınlıkta eriştiği son noktanın da göstergesi oldu bir anlamda.

KAPALI KUTU

Alışageldiğimiz çekici, bir bakınca dönüp bir daha baktıran tarzda
tasarımı, klavyesiz, tuşsuz çoklu dokunmatik ekranı ile cep telefonu
tasarımında çığır açan iPhone aslında hem bir telefon, hem bir geniş
ekranlı video çalabilen iPod, hem e-postalarınızı okuyabileceğiniz,
internette gezebileceğiniz bir küçük cep bilgisayarı, hem de YouTube
videolarını bile izleyebileceğiniz bir eğlence kutusu. Bunca özelliği
bünyesinde bulunduran iPhone’un aslında bir çok da eksiği var.
MacDünyası
iPhone’un eksiklerini çok güzel bir şekilde özetlemiş
.

iPhone için eğlence kutusu dedim ya aslında iPhone’un en zayıf
noktalarından birisi bir kutu olması, kapalı bir kutu. Apple şirketinin en
önemli özelliklerinden bir tanesi ürünlerinin tamamen birer kapalı kutu
olması ve müşteriyi kendi seçtikleri servislere ve teknolojilere muhtaç
bırakması. Bu da demek oluyor ki, iPhone’nun pili bile ömrünü yitirdiğinde
dilediğiniz nispeten daha ucuz bir parça ile değiştiremeyip, Apple’a
göndermek durumundasınız. Bitmedi, eğer iPhone’un Amerika’da ki servis
sağlacıyıcısı AT&T’den (diğer ülkelerde de satışa sunulduğunda o
ülkede anlaşılan servis sağlayıcıdan) memnun değilseniz telefonunuzu başka
bir mobil servis ile kullanamıyorsunuz. Yani tam anlamıyla Apple elinizi
kolunuzu kitliyor ve aldığınız ürünle istediğinizi yapamamış oluyorsunuz.
Aslına bakacak olursak günümüzde artık bilinçli toplumun geneli sahip
olduğu ürünü dilediği gibi kullanabilmeyi tercih ediyor. Fakat her ne
hikmetse söz konusu Apple ürünleri olunca insanlar bu tip detayları
görmezden geliyor.

TOPLUMSAL STATÜ ve İNTERNET KARA BORSASI

Peki neden bütün bu eksiklerine rağmen binlerce insan iPhone’a sahip olabilmek
için saatlerde sırada bekleyip uykusuz kalıp kendilerini tamamen bir şirkete
bağlamayı göze alıyorlar? Pek tabii bunda Apple ürünlerinin bir toplumsal statü
göstergesi olmasının payı büyük olsa gerek. Benzer durum iPod ile yaşanmış ve
iPod kelimesi her türlü taşınabilir mp3 müzik çaların yerine kullanılmaya
başlanmıştı. Piyasada bir çok daha iyi özellikte ürün olmasına rağmen ve iPod’a
şarkı yüklemenin tek yolu yine Apple’in iTunes programından olmasına rağmen,
iPod taşınabilir mp3 çalar pazarındaki liderliğini bırakmamıştı.

Şimdilerde Apple’in iPod ile yakaladığı satış rakamlarını çok daha kısa bir
zamanda yakalayacağı söyleniyor. Nitekim ürünün çıkışından sonraki haftasonu ile
birlikte
satışların
500000′i aştığı belirtiliyor
. Bünyesinde barındırdığı özellikler ve yer
aldığı ürün kategorisine göre daha çok iş dünyasındaki kullanıcılara hitap etse
de toplumsal statü sembolü olması dolayısı ile 13-19 yaş kesimine de hitap
ediyor. Öyle ki Amerika’da gençlerin ebeveynlerinden araba yerine iPhone
istedikleri bile haber oldu.

iPhone almak için sıraya girenlerin bir çoğu da toplumsal statülerinden çok,
aldıklarını internet kara borsasında satma ihtimalinin motivasyonu ile
oradaydılar. Sırada yerini alanlar en fazla iki iPhone alma haklarını kullanıp,
olası bir arz-talep dengesizliğinden faydalanarak Ebay gibi açık artırma
sitelerinde bir kaç kat daha fazla fiyata satma rüyasını görüyorlardı. Fakat
NYTimes’in haberine göre bir kaç şanslı kişi hariç bu rüya pek gerçekçi
olamamıs. Çünkü Apple potansiyel arzı iyi hesaplayıp yeterince iPhone’u zaten
üretmiş.

AMAN DIKKAT!

iPhone ülkemizde satışa sunulmamış olsa da, ve büyük ihtimalle uzunca bir süre
de satışa sunalacak gibi gözükmese de büyük bir heyecan uyandırmış durumda. Bazı
uyanıklar da boş durmamış ve
Türkiye’de
açık artırma sitelerinde 3000 YTL gibi rakamlara sahte resimlerle satışa
sunmuşlar
. Bu noktada “Aman Dikkat!” deyip bu kandırmacalara gelmemeniz için
uyarmak istiyorum. Unutmayın ki şu anda Türkiye’ye bir şekilde iPhone
getirtseniz de iPhone’un telefon özelliğini ve reklamlarında gördüğünü ve
imrendiğiniz özelliklerini kullanamazsınız. Olsa olsa sizin için çok pahalı bir
video iPod olur. Eğer bütün negatif yönlerine rağmen çok istiyorsanız sabredip
beklemeniz gerekecek. Ama en iyisi siz bu tüketim toplumu çılgınlığına esir
olmayın ve paranızı daha açık ve daha özgür ürünler için saklayın.

2 Responses to “ Tüketim Toplumunun iPhone Çılgınlığı ”

  1. Merhaba,

    Sitenizi RSS listemden büyük bir ilgi ve keyifle takip ediyorum. Ellerinize sa?l?k.

    Geçenlerde ben de ?öyle bir yaz? yazm??t?m, tamam? olmasa bile belki ilk bir kaç sat?r?n? bu konuyla ilgili bulabilirsiniz.

    http://semazemce.blogspot.com/2007/07/modann-ma...

    Sevgiyle kal?n…

  2. Merhaba,

    Sitenizi RSS listemden büyük bir ilgi ve keyifle takip ediyorum. Ellerinize sa?l?k.

    Geçenlerde ben de ?öyle bir yaz? yazm??t?m, tamam? olmasa bile belki ilk bir kaç sat?r?n? bu konuyla ilgili bulabilirsiniz.

    http://semazemce.blogspot.com/2007/07/modann-mant-olmaz-iphone.html

    Sevgiyle kal?n…

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>